“Şehirlerin Kraliçesi” İSTANBUL

Son yıllarda başlanan ve halen devam eden, Marmaray Projesi kapsamında kazılan Yenikapı istasyonunda ki arkeolojik alandan çıkan  buluntular, bilinenin aksine İstanbul’un geçmişinin, iki bin beş yüz, üç bin  yıl değil daha geriye, yaklaşık sekiz bin yıl önceye tarihlendiğini ortaya çıkarmıştır.  Bu muazzam geçmiş; yedi tepe üzerine, sütunlarını, saraylarını, kiliselerini, camilerini, çeşmelerini, bedestenlerini, sarnıçlarını, çarşılarını ve zindanlarını kurmuştur.

İstanbul

Üç imparatorluk, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları İstanbul’dan üç kıtayı yönetmiştir. Adı önce Byzantium sonra Konstantinopolis en sonunda da İstanbul olan bu kent,  tarihin her döneminde hayalleri süsleyen imparatorların, komutanların fethetmek için yanıp tutuştuğu I. Napoleon’un;       “Konstantiniyye! Konstantiniyye!…Dünya imparatorluğu! dediği, dünyanın en güzel su yollarından birine, Karadeniz ve Ege’yi birbirine bağlayan  Boğaziçi’ne ve bir iç deniz olan Marmara Denizi’ne doğru sokulan üçgenimsi bir yarımadayla, olağanüstü bir çoğrafyaya sahiptir. Doğal bir liman Altın Boynuz’la (Haliç),  binlerce sene dünyanın en elverişli ticaret limanlarından biri olan İstanbul, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının adeta kesişme noktasındadır.

Haliç

Söylenceye göre M.Ö.7. yüzyıl da Megara’dan gelen Byzas önderliğinde ki bir grup kolonist tarafından kurulan Byzantium, yaklaşık sekiz yüz yıl sonra, M.S. 196’ da Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından, kendisine sulh yoluyla teslim olmadığı için önce yakılıp  yıkılmış; sonra da güzelliği ve stratejik konumu fark edilerek, kent surları onarılmış ve korumaya alınmıştır. M.S. 324’te  ise dünya başkenti olmak üzere Büyük Konstantin tarafından yeniden ve çok daha büyük olarak inşasına başlanmış ve Yeni Roma olarak ilan edilmiştir.

Şehir Roma’nın ihtişamına zamanın sihrini ekledi: “Şehirler’in  Kraliçesi”nde 92 imparator hüküm sürdü. Dünya’nın başka hiçbir  şehrinde bu kadar uzun süreli bir imparatorluk tarihi yoktur. Üstelik, bin yıllık bir imparatorluk geleneğine bağlı olarak Avrupa’nın en büyük ve görmüş geçirmiş şehri, klasik tarihin bir anıtlar ve elyazmaları müzesi ve Doğu Hristiyan aleminin kalbi olmuştur.”[1] Bundan böyle  hep büyük bir kent olarak kalacak olan İstanbul yaklaşık bin yıldan fazla bir süre Doğu Roma’ya başkentlik yapmıştır.

Ayasofya

6. yy’da Justinianos kenti yeniden kurmaya başlamış ve başta Ayasofya olmak üzere çok önemli binalar inşa ettirerek, İstanbul’u son derece görkemli bir kent haline getirmiştir. Justinianos’un kurduğu yeni kentin diğer Hıristiyan kentlerden önemli bir farklılığı vardı: Antik dönemden beri kentlerin kuruluşunda  uygulanan ızgara plan sistemi tam olarak İstanbul’un her yerinde  uygulanmamıştı. Onun yerine topografyaya uyan, içerisinde çıkmaz, eğri büğrü sokakları da barındıran bir kent planı tercih edilmiştir.

İstanbul Sokakları

Sonraki yüzyıllarda Bizans bir hayli yıpranmış ve zayıflamış olarak 1204 yılında IV.Haçlı Seferiyle Latinler’in işgaline uğramıştır.Latinler  İstanbulda 1261 yılına kadar kalmış ve bu süre zarfında kent, kelimenin tam anlamıyla taş üstünde taş bırakılmamacasına yağmalanmış ve bir daha kendini toparlayamamıştır.

İstanbul 1261 yılında tekrar Bizans’ın eline geçmiş fakat taht kavgalarından kaynaklanan iç savaşlar, ekonomik sıkıntılar istikrarsızlığa ve  kent nüfusunun dört yüz bin’den elli bin kişiye kadar düşmesine neden olmuştur.

Kaynaklara göre 1400’lü yıllarda şehir, meyve bahçeleri ve tarlaların ayırdığı kasabalardan ibaretmiş. Ekonomi öyle kötüymüş ki, klasik heykellerin  satıldığı veya çalındığı, sikke dökmek amacıyla sarayın damından kurşun alındığı söyleniyor.

Topkapı Sarayı

İstanbul 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından alındığında bir hayli viran durumdaydı. Başta  Bizans Sarayı, devlet binaları ve tabii Ayasofya:  rivayet edilir ki Sultan Mehmet 29 Mayıs Salı günü veya bir gün sonra Çarşamba günü şehre Topkapı’ dan giriş yapar. Kentin büyük ama harap ve savaşın yoğun izlerini taşıyan caddelerinden Ayasofya’ya gider. Devamını Philip Mansel ‘Konstantiniyye’ kitabında şöyle anlatıyor: “Sultan, Ayasofya’nın çatısından harap durumdaki saraya bakarken, dudaklarından aşağıdaki sözler döküldü:

             “Hüsrev  salonlarının kapısını örümcekler bekler olmuş.

              Baykuşlar tutuyor Efrasiyab sarayının nöbetini.”[2]

Eski İstanbul

İstanbul Osmanlı döneminde kısa zamanda kimlik değiştirdi. En belirgin değişikliklerden biri kentin içinde çok sayıda sebze meyve bahçeleri ve bostanların kurulmasıydı. Ayrıca yeni kurulan semtlerde ki ahşap malzemeli evler de bahçeli olarak inşa ediliyordu. Evet şehir hızla değişiyordu fakat kentin Bizans’tan miras ana planı değiştirilmedi. Bizans’ ın yükseltilere anıt eser yapma geleneğini Osmanlı da devam ettirirken bir yandan da  kentteki kiliseleri camiye çevirmiştir.

 Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü olduğu dönemlerde de İstanbul dünyanın bir numaralı kenti olma özelliğini korumuştur.

Böylesine bir kent yaratmış olduğu büyü ile hemen her dönem yerli yabancı ressamlara, edebiyatçı ve şairlere  ilham kaynağı olmuştur. Her neye konu olmuşsa yakışmış, zenginlik katmıştır. Türk edebiyatı’nın tartışmasız en büyük romancılarından Ahmet Hamdi TanpınarBeş Şehir” isimli kitabında İstanbul peyzajından şöyle bahseder:

        “…İstanbul büyük mimari eserlerin olduğu kadar, küçük köşelerin, sürpriz peyzajların da şehridir. Hatta iç İstanbul’u onlarda aramalıdır. Büyük eserler ona uzaktan görülen yüzünü verirler; ikinciler ise onu çizgi çizgi işleyerek portrenin içini dolduran, büyük tecridin kurduğu çerçeveyi bin türlü psikolojik hal ile, yaşanmış hayat izleriyle tamamlayan eserlerdir…” [3]  …Eski İstanbul bir terkipti. Bu terkip küçük büyük, manalı manasız, eski yeni, yerli yabancı, güzel çirkin- hatta bugün için bayağı- bir yığın unsurun birbiriyle kaynaşmasından doğmuştur…” [4]

Eski İstanbul

Bedri Rahmi Eyüboğlu ise “İstanbul Destanı”  isimli şiirine şu dizelerle başlar:

 “ İstanbul deyince aklıma martı gelir

   Yarısı gümüş yarısı köpük

   Yarısı balık yarısı kuş

   İstanbul deyince aklıma bir masal gelir

   Bir varmış bir yokmuş…” [5]

 

 

 

[1] Philip MANSEL, Konstantiniyye, 3

[2]  Bkz(1), MANSEL, 5

[3]  Ahmet Hamdi TANPINAR, Beş Şehir, 43

[4]  A.g.k, 21

[5]  Ülkü TAMER, Varlık Şiirleri Antolojisi, 122

Kaynak : “ Türk Resim Sanatında İstanbul Görünüleri”, Hasan Çevik, Yüksek Lisans Eser Metni,MSGSÜ 2O1O

 

Jolly ile İstanbul Turları için tıklayınız.

 

Turla İlgili Bilgi Almak İstiyorum

Hangi destinasyon olursa olsun, Jolly Tur sizlere özel turlar düzenleyerek yeni dünyalar keşfetmenize yardımcı oluyor.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI MEVZUATI KAPSAMINDA
MÜŞTERİ ONAY FORMU
Bu onay metni, Club Jolly Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi’nin (“Şirket”) müşterilerinden satışlar, özel teklifler, indirimler ve faaliyetler hakkında bilgilendirme gibi pazarlama amaç(larıy)la toplanan kişisel verilerin (aşağıda tanımlanmaktadır) nasıl kullanılacağını açıklamaktadır. Müşterinin kişisel verileri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (“Kanun”) ve yürürlükte olan diğer veri koruma mevzuatına uygun olarak toplanacak, kullanılacak, işlenecek, saklanılacak, ifşa edilecek, aktarılacak ve güvende tutulacaktır.Şirket müşterinin ve beraberinde hizmet alan kişilerin ismi, soy ismi, cinsiyeti, doğum tarihi, uyruğu, T.C. kimlik numarası, pasaport numarası ve tipi, detaylı adresi, e-posta adresi ve telefon numaraları, kredi kartı bilgileri, kredi kartının geçerlilik tarihi ve CVV numarası (“Kişisel Veriler”) hakkında bilgi toplayacaktır.Şirket Kişisel Veriler’i, iştiraki olan UTS Turizm ve Ticaret Limited Şirketi (“UTS”), grup şirketi olan Gordion Teknoloji Anonim Şirketi (“Gordion”) ve Şirket’in yetkili satış acenteleri dahil olmak üzere seyahatinizle bağlantılı tüm hizmet sağlayıcılarıyla (“Hizmet Sağlayıcıları”) satışlar, özel teklifler, indirimler ve faaliyetler hakkında bilgilendirme gibi pazarlama amaç(larıy)la paylaşacaktır.Şirket, UTS, Gordion ve Hizmet Sağlayıcıları Kişisel Veriler’i yalnızca satışlar, özel teklifler, indirimler ve faaliyetler hakkında bilgilendirme gibi pazarlama amaç(larıy)la kullanacak, işleyecek, saklayacak, ifşa edecek, ve güvende tutacaktır.Şirket, Kişisel Veriler’in, saklanması konusunda müşterinin bulunduğu ülkedeki hukuk düzeni ile denk seviyede veri koruma düzenlemeleri olmayabilecek, seyahat edilecek ülkelerde, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve İngiltere’de bulunan ve seyahat acenteleri ile seyahatinizle bağlantılı Hizmet Sağlayıcıları dahil olmak üzere Şirket ile işbirliği içinde olan üçüncü kişilere aktarabilecektir. Ancak Şirket, Kişisel Veriler’in bu ülkelerde Kanun’a ve yürürlükte olan diğer veri koruma mevzuatına uygun olarak korunması için yeterli önlemleri alacaktır.Şirket, Kişisel Veriler’in yetkisiz veya yasadışı işlenmesine veya erişimine, sehven kaybına, imhasına veya zarar verilmesine karşı korunmasını sağlayacak ve Kişisel Veriler’in saklanması için uygun güvenlik seviyesini oluşturmak amacıyla, tüm gerekli teknik ve diğer önlemleri alacaktır. Şirket ayrıca, Kişisel Veriler’e yasadışı erişimini önlemek amacıyla gerekli önlemleri almakta ve Kişisel Veriler’in toplanması, saklanması ve işlenmesi üzerine düzenli olarak denetimler yapmaktadır. Kişisel Veriler’e erişimi sadece bu verilere kati şekilde erişime ihtiyacı olan ve kati sözleşmesel gizlilik yükümlülüğüne sahip çalışanlar, sözleşmesel yükleniciler, yetkililer ve diğer ilgili taraflar ile kısıtlı tutulmaktadır.
Kanun uyarınca müşteri, Kişisel Veriler’in işlenip işlenmediğini öğrenme; işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme; işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme; yurt içinde veya yurt dışında Kişisel Veriler’in aktarıldığı üçüncü kişileri bilme; Kişisel Veriler’in eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme; işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde Kişisel Veriler’in silinmesini veya yok edilmesini isteme; Kanun Madde 7 uyarınca yukarıda bahsedilen düzeltme, silme veya yok etme işlemlerinin, Kişisel Veriler’in aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme; işlenen Kişisel Veriler’in münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme; ve Kişisel Veriler’in Kanun’a aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğranılması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.

Şirket’in Kanun ve yürürlükte olan diğer veri koruma mevzuatına ilişkin uyum ve politikalarına dair daha fazla bilgi edinmek ve talepleriniz için Şirket’e https://www.jollytur.com/iletisim adresinden ulaşılabilecektir.

Kendi adıma ve adına sözleşmeyi onayladığım katılımcılar adına bu bildirimi okuduğumuzu ve kişisel verilerimizin bu bildirimde açıklandığı şekilde kullanılmasına, işlenmesine ve üçüncü kişilere veya yurtdışına aktarılmasına izin verdiğimizi onaylıyorum.
Bu onay formunun, benim ve adına sözleşmeyi onayladığım katılımcıların açık rızası dahilinde onaylandığını, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve yürürlükte olan diğer veri koruma mevzuatı çerçevesinde, Jolly Tur’a bu kişiler tarafından yöneltilebilecek davalar ve tazminat talepleri dahil olmak üzere tüm taleplerden sorumlu olduğumu Jolly Tur’u tüm bu taleplerden ari tutacağımı kabul, beyan ve taahhüt ederim.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim bölümünde Sanatta Yeterlilik yapıyor. İstanbul'daki atölyesinde resim çalışmalarını sürdürüyor. Yaklaşık on dört yıldır profesyonel rehberlik yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir