Komşuda öğle yemeği : Dedeağaç

Yeni yıla yaklaşırken Avrupa ülkelerinde olmak başka bir keyiftir. Işıl ışıl süslemeler ve her yandan kulağına takılan yeni yıl şarkıları ile içinize ayrı bir coşku dolar. Bu dönemlerde vizem var ama çok vaktim yok diyorsanız, yapılacak en güzel şey  komşu Yunanistan’a ziyarete gitmektir.

İstanbul’dan yola çıktığınızda 3 buçuk saat sonra İpsala sınır kapısına varılır. Arabayla geçiş yapabilirsiniz ama geçiş için hem yeşil sigortaya 60 euro hem de uluslararası ehliyet için 350 TL ödemeniz gerekir. Hafta sonu ve birkaç kişi iseniz ya arabayla geçmek ya da bir tura dahil olmak en güzelidir. Eğer günübirlik geçecekseniz kapıdan taksi kiralamak daha mantıklı olabilir. Taksi sizi İpsala sınır kapısından alıp, Dedeağaç’a kadar bırakır. Çok da vaktimiz yok diyorsanız Dedeağaç keyifli bir hafta sonu için iyi bir seçim olacaktır.

IMG_6917 IMG_6916

Dedeağaç (Alexandoupoli) ufacık bir balıkçı kasabası. Kısa sahili baştan başa  hoş kafelerle dolu ve nerdeyse her saat dolu. Bir Grek kahvesi ya da sıcak çikolata ile yapacağınız sabah keyfi, güne ve tatile başlamanın güzel bir yolu. Yunanlılar da bizim gibi kahvaltı keyfine düşkün ve brunch için neredeyse boş yer bulmak zor.

IMG_6924 IMG_6939 IMG_6933 IMG_6943

Kahvaltıyı bitirdikten sonra, bir üst caddeye çıkarak ana caddede mağazaları gezebilir, yol üzerindeki minik kiliseyi ziyaret edebilirsiniz. Tabi diğer Avrupa şehirleri gibi ürünler bulma beklentisi içinde olmamak lazım. Ufak bir şehir olmanın etkisiyle olsa gerek, modellerin güncelden uzak olduğunu söyleyebilirim.

IMG_6955 IMG_6952 IMG_6948 IMG_6941

Dedeağaç, diğer şehirlerine göre oldukça küçük ve günübirlik bir gezi için ideal. Ama yaz aylarında gidilecek ise en güzeli 2-3 günlük bir gezi yapıp, Kavala- Halkidiki- Taşöz adası turu yapıp dönüşte de Dedeağaç’a uğrayıp geri dönmek.

Dedeağaç’ta sahil ve ana cadde arasındaki tüm sokaklar da keyifli kafelerle dolu. En az Türkler kadar tespih çekmeye ve tavlaya meraklı olduklarını söyleyebilirim. Diğer yandan sahil boyunca uzanan kafelerde dev ekranlarda maç seyrediyorlar. Konuştukları dil farklı olmasa kendinizi Türkiye’de sanabilirsiniz.

Öğle ya da akşam yemeği için kesinlikle  Nisiotiko’yu tercih etmelisiniz. Kış aylarında rezervasyona gerek olmayabilir ancak yaz aylarında rezervasyonsuz yer bulunamayacağı garanti.

IMG_6972

 

Her şey inanılmaz lezzetli… Tereyağında karides, kabak kızartması, soslu mideye, tekir balığı, çeşitli soslarla deneyebileceğiniz kalamar, mutlaka Grek salatası ve olmazsa olmaz tatlıları günübirlik de gelmiş olsanız deydi dedirtecektir. Dolu dolu yenen bir yemek ve bir kadeh içkiyle beraber yaklaşık hesap kişi başı 40 euro civarındadır.

IMG_6956 IMG_6961 IMG_6964 IMG_6966

Kafelerin hepsi çok kaliteli ve müzikler çok güzel… Sahildeki kafelerden Sparrow, Argo, ana caddede Mikel tavsiye edebileceklerimden. Sahilden aralara girdiğinizde Irinis ve Souliou sokaklarında yine sağlı sollu kafeleri bulmanız mümkün. Burada pek meşhur olan “Frappe” içmeden geri dönmeyin.

IMG_7005

Eğer taksi ile geçtiyseniz, yine meydandan  bir taksi alarak,  50 eur’ya sınıra geri dönebilirsiniz. Eğer taksiyle bu geziyi yapmak isterseniz dönüşte rastladığımız taksici Ivan’i kesinlikle tavsiye ederim. Çok güzel Türkçe de konusuyor : 00306999442201

Eğer tuttuğumuz taksi Yunan taksisi ise sizi Yunan sınırında bırakacaktır ve böylece  yürüyerek sınırı geçme deneyimini de yaşayabilirsiniz.

IMG_7006

 

Ne yazık ki sınırları anlamak mümkün değil. Yürüyerek geçince bunu çok daha fazla hissedebilirsiniz. Köprünün bir yanı Yunanistan diğer yanı Türkiye. Yürüyerek 5 dakika mesafeyle, dilimiz değişse de birbirimizden farkımız yok. Heyecanlarımız, sevinçlerimiz aynı. Atılan bir gol hepimizi aynı şekilde sevindirip, tavlada yenilince aynı şekilde kızabiliyoruz. İşte komşumuzun bizlere günü birlik bir gezide hissettirdikleri.. Keyif almanız dileğiyle…

 

Jolly Tur ile Yunanistan Turları için tıklayınız.

 

Çocukken evde dedemden kalan kare format bir makinam vardı. Ne olduğunu, nasıl çekeceğimi hiç anlamama rağmen elimden hiç düşürmezdim onu. En sevdiğim şeydi onunla oynamak. Aradan yıllar geçti, yolum beni tekstil dünyasına yönlendirdi. Yıllarca süren tasarım ve yöneticilikle geçen iş hayatım sırasında çok seyahatlerim oldu ve bu seyahatlerim süresince makinam elimden hiç düşmedi. Sonunda baktım ki fotoğraf dünyam olmuş. Dünya ise evim! Yaşanılmış olan her şeyin bir anlam ifade edebilmesi için, saklanması, paylaşılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine inandığım için, fotoğraflarımı, anılarımı ve hayallerimi www.morvaliz.com adlı blogumda paylaşıyorum.

6 Yorum

  1. Seyahat etmeyi seven biri olarak hiç aklıma gelmeyen komşumuz Yunanistanı kısa süreliğine de olsa bu yazıdan sonra ziyaret edeceğim .Şirin bir yere benzeyen Dedeağaça sadece yemekleri için bile gidebilirim.Hatta bahar gibi gitmeyi planlıyorum…:)

    1. Teşekkürler.. Beğenmenize çok sevindim. Yazılarımızla, gezi severlere yön verebiliyorsak ne mutlu bize.. Size şimdiden iyi seyahatler dilerim.

  2. Mükemmel bir tanıtım olmuş,yazılarınızı keyifle takip ediyorum ve ilk fırsatta gitmem gerektiğini düşünüyorum.

    1. İlgi ve beğeniniz için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok yakın ve keyifli bir destinasyon. Özellikle yaz aylarında gitmenizi tavsiye ederim. Sevgiler

  3. edirne merkezde oturuyorum dedeağaça hesaplı şekilde nasıl gidebilirim bildiğim kadarıyla ipsala sınır kapısından dedeağaç 45 km.taksimi tutmam gerekiyor yoksa toplu taşıma varmıdır.eğer taksi tutarsak 2 kişi ne kadar bir ücret ödememiz gerekir…gidipte bilenler bilgilendirirse sevinirim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir