Katmandu ve Holi Festivali

Hindistan ve Nepal ‘de her yıl  mart ayının ilk dolunay vakti baharın gelişi Holi Festivali  ile kutlanır. Yüzyıllardır yöre  halklarının kutladığı bu festival zaman içerisinde  neredeyse tüm dünyadan gelen katılımcılarla uluslararası bir karnavala dönüşmüş durumda.

Fotoğrafçı ve belgeselci yanım ağır bastığından yıllık izinlerimde deniz, güneş tatili yapmak yerine Holi Festivali gibi renkli ritüellere katılmayı tercih ediyorum… Dört bayan arkadaş aylar öncesinden uçak bileti ve gezi programı hazırlıklarını yaptık ve  Mart 2014’de Katmandu Durbar Meydanındaki Holi kutlamalarına katıldık.

holi-festivali

Rangiçangi Nepalikaca “rengarenk” demek… Bahar demek renk demek, enerji demek… Bu nedenle baharı renkli renkli  karşılamak için tüm ülkede festival boyunca ( 2 gün) insanlar önce kendilerini sonra da gördükleri herkesi ” happy holii” diyerek boyuyorlar. Dört bayan, o gün sabah hepimiz bayrama gideceğimiz için beyaz beyaz giyindik. Kameralarımızı boyadan korumak için de özel yağmurluk kılıfları kullandık, büyük ölçüde başarılı da olduk bu hususta. Durbar Meydanında Holi Ağacı kurulmuş, renkli kumaşlarla bezenmişti.  Ben ilk boyamı Japon kızlardan aldım, “happy holiiii” diyerek yüzümü gözümü boyadılar. Sonrasında alan tam bir renk cümbüşüne bulandı, boyalar havalarda uçuşuyordu. Kimileri kendilerini korumak için özel çaba sarf ederken biz aksine nerede boya varsa tam içine daldık. Bir daha yaşanır mı bilinmez…  Kayıtsız, umarsızca dansa, müziğe, renge ve eğlenceye doyduk. Fotoğraf dahi çekemedim diyebilirim.

Holi-Festivali-Katmandu

Gençler meydanlarda müzik eşliğinde boyana dursun,  tapınakların arasındaki sakin yerlere geçtim. Yerel giysili  kadınlar,  ikişerli üçerli gruplar şeklinde, ellerinde minik tepsileri ile ağaçların diplerine gelip dua ederek ritüellerini yapıyorlardı. Tepsilerde; iplik ( ağaca sarıyorlar ), pirinç taneleri ( dua edip , dağıtıyorlar ) renkli boyalar ( dua ile birbirlerinin alınlarına sürüyorlar ), çiçek ( tanrıya sunulan en önemli hediyelerden ) vardı ve sessiz sakin şekilde dualarını edip, en sonunda mumlarını da yakarak Holi’yi kutluyorlardı. Ben de araya sızarak dua edip, dua aldım, alnıma boya sürdürdüm. Gelen baharın tüm insanlığa barış ve sevgi tohumu getirmesini diledim.

Boyalar iki-üç duş sonrasında bile tam çıkmamıştı diyebilirim, festivale katılmayı düşünüyorsanız bunu bilmenizde fayda var ama inanın ki bu coşkuyu yaşamaya değer…

Holi-Festivali-Katmandu-NepalNepal-Holi

Holi Festivali neden kutlanıyor ?

Holi sadece baharın gelişi için kutlanmıyor. Festival alanından çıkıp başka bir alana yürürken tepemizden aşağı kovalarla su dökülünce Holi’nin diğer anlamını da rehberimizden öğrenmiş olduk. Hint mitolojisine göre;  kötülüklerin kralı Hiranyakaşipu, Hindu tanrısı Brahma tarafından ölümsüzlükle ödüllendirilir. Zamanla küstah ve kibirli biri olmaya başlayan Hiranyakaşipu, herkesin sadece ona itaat etmesini ister. Ancak, oğlu Prablah, babasına itaat etmeyi reddeder.  Hiranyakaşipu, Prablah’ı  kız kardeşinin kucağında uyurken yakmayı planlar. Ancak kız kardeşi Holika’nın üzerindeki şal ateşte yanmamaktadır. Holika, kendi hayatını tehlikeye atıp kardeşi Prablah’ı kurtarmak için şalını üzerinden çıkarıp ona verir. Prablah kurtulur fakat Holika orada ölür. Hindu tanrısı Vishnu bunun üzerine Hiranyakaşipu’yu öldürerek yerine oğlunu getirir.

holi-cocuklar

Holika; İyinin kötüye karşı zaferini simgeler,  Holi adı da Holika’dan gelir. Holika’nın kül hâline geldiği sahneyi yaşatmak adına her yıl ritüel gerçekleştirilir. Festivalin başlamasından önce insanlar yakılacak ateş için odun ve tahta toplamaya başlarlar. Bir kukla, şeytana edilen küfürlerle büyük ateşte yakılır ve ardından hep bir ağızdan “Holi-hai!” bağırışları yükselir. Yakılan ateşten biraz alıp evlerine götürürler,  bu kül sayesinde evlerinin ve bedenlerinin kötülüklerinden korunduğuna inanırlar.

Holi Festivalinde Katmandu Durbar Meydanı‘nda çekmiş olduğum videoyu izlemeniz size karnaval coşkusu hakkında bir nebze de olsa fikir verecektir.

Jolly Tur ile Hindistan Turları için tıklayınız.

1990 lı yılların başları idi; Atlas Dergisi'nin sarı sayfalarında keşfettiğim Adrasan'a sırt çantam ve fotoğraf makinamla ilk defa programsız bir keşif gezisi yapmıştım... O gün bugündür farklı coğrafyalar, ritüeller, kültürler benim rotalarıma yön verdi... Kilometrelerce uzak diyarlarda çekilmiş ve aklımı çelen bir fotoğrafın içine girmek beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Yazı, deneyim, fotoğraf ve videolarımı www.benimlegez.com isimli bloğumda paylaşarak gitmek isteyenlere hadi siz de gidin, cesur olun / ya da gidemeyenlere ise benimle gitmiş gibi hissedebilmelerini amaçlıyorum. Gezmek, görmek, deneyimlemek ve fotoğrafla belgelemek beni yaşama bağlayan bir yaşam ünitesi gibi.... Gezen insan, öğrenen insandır... Gezen insan, dünyayı ve insanları seven insandır... Ozan da böyle demiyor mu " Dünyayı güzellik kurtaracak, sevmekle başlayacak herşey"...

2 Yorum

  1. Harika bir yolculuk ve çok keyifli bir rotaydı.. Bu yazı ile bir kere daha hatırlamış oldum. Kesinlikle ölmeden önce listesinde olması gereken bir deneyim.. teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir