Dünya Bursa’da… Bursa…

Bursa’nın tarihi hakkında birçoğunuzun bilgisi vardır. Bizans imparatorluğundan Osmanlı topraklarına geçişi; Osmangazi, Orhangazi ve Hüdavendigarla taçlanan Osmanlı başkenti..

Bursa konum itibariyle bozkır diyarı İç Anadolu’ya, ekonomi ve turizm lideri Marmara’ya eşit uzaklıktadır. İki bölge arasındaki köprü vazifesi ‘Yeşil Bursa’ ya bir hayli yakışmaktadır. Bursa’ya ilk ziyaretim 90’lı yılların ortasındaydı.. 2014 Bursa’sı ise ‘tüm zamanların güzel şehri’ iltifatını fazlasıyla hak ettiğini bir kez daha gösterdi bana… Dostlar, öyle bir şehir düşünün ki bir tarafında kış başkenti Uludağ, diğer tarafında her daim canlılığını koruyan Mudanya suları, dört mevsim tercih edilebilecek Tümbüldek Kaplıcaları..

Sınırları zorlayan nüfusu, çeşitli aktivite alanları, ulaşım ağı, genç nüfusu, ipek kozası gibi tazeliğini koruyan yeşil örtüsüyle, sanayileşmenin dumanlı havasına kafa tutuyor Osmanlı başkenti.. Yıllar içinde kentin bir çok yerine yayılan metro ağıyla her durakta farklı bir heyecan yaşamanız mümkün..Otogarda dudaklarımdan dökülen ilk kelimeler Ulu Cami‘dir.

Şehre ayak bastığımda beni ilk çeken şey Ulu Cami’nin manevi havası olmuştur.
20141204_133247

Evliya Çelebi‘nin ifadesiyle Bursa’nın Ayasofyası‘dır bu kutsal yapı. Mimar Ali Neccar tarafından inşa edilen Ulu Cami Osmanlı da yapılan ilk Cami-i Kebirdir. 20 kubbesi ve cami içerisindeki büyük şadırvan kendine has özelliklerindendir. Camiyi ziyaret ettiğinizde Şadırvan hikayesini muhakkak dinlemelisiniz.

HPIM4189

Cami içerisinde birbirinden güzel hat işlemeleri ve Hızır (as)’ın önünde namaz kıldığı rivayet edilen büyük vav sembolleri mevcuttur.

Ulu Camiye üç farklı kapıdan girmek mümkündür. Günün her saatinde yerli yabancı ziyaretçinin akın ettiği yapının manevi havası yaşanmaya değerdir..

Ulu Cami merkez Heykel ilçesinde olup camiye otogardan ve şehrin birçok yerinden ulaşım kolaydır.

Ulu Cami’nin ön avlusundan ayrıldıktan sonra ışıl ışıl altın sembollü tabelalar karşılar sizi.. Esnaf tek bir ağızdan karar almışcasına bu parıltıyı yansıtmış olmalı diye düşünüyorum.. Sizlere çarşıya gitmeden önce meşhur Bursa İskendercisinde nefis lezzetler tatmayı (dükkan önünde uzun kuyruklar oluşuyor dostlar) biraz ilerisinde Mahvel’ de çay içmeyi tavsiye ediyorum.

Kapalı Çarşı Bursa’ya özgü birçok ürüne ulaşabileceğiniz otantik bir mekan… Tarih ile günümüzün harmanlandığını ilk bakışta görebilirsiniz. Eski Osmanlı çarşılarını anımsatan taş yollar ile günümüz mimarisi birbirine içtenlikle bağlanmış. İçerisinde ipek işlemelerin yoğunlukta bulunduğu havlular, hediyelik eşyalar, gümüş takımları, kuyumcular birbirinden lezzetli yemeklerin yapıldığı mekanlar bulunuyor. Benden söylemesi, burada esnaflar ürünlerine fazlasıyla güveniyorlar, hani pazarlık olsun diye ‘tamam başka yerden alayım veya sorayım’ dersiniz ya! İşte bu klişe Kapalı Çarşı’da işlemiyor. Çünkü inanın görmüş olduğunuz incelik isteyen ürünler sizi oraya bağlıyor ve söylenen fiyattan pek de aşağısını vermiyorsunuz.

Bursa’da ipek işlemelerin bulunduğu farklı mekanlarda yer alıyor. Yani tek bir yerden alışveriş yapmamalıyım, farklı ürünler görmeliyim diyorsanız hemen yolun karşısına geçip Koza Han‘ı ziyaret edebilirsiniz. Burada da aynı şekilde cafeler ve ipek mamülleri sizi karşılayacaktır. Koza Han 2.Bayezid döneminde inşa edilmiş iki kat, 95 odadan oluşan, tarihi kokusuna hayran kalacağınız bir mekan…

Bursa manevi turizm açısından da önde gelen illerimizden birisi… Osmanlı devletinin şaşalı günlerini kapsayan süreçte Bursa’ya fazlasıyla külliye,han,kervansaray inşa edilmiştir. Eğer yolculuğa benim gibi Ulu Cami’den başladıysanız yürüme mesafesinde birden çok cami ve türbeyle karşılaşacaksınız.

Mihrabıyla büyüleyen üç kubbeli Emir Sultan Cami 1366-1429 yılları arasında Yıldırım Bayezid‘in gözünün nuru Hundi Fatma Hatun tarafından eşine yaptırılmış.

Osmangazi ve Orhangazi semtlerinde metro güzergahında Yıldırım Bayezid Külliyesi’ne, Osmangazi ve Orhangazi türbelerine, Orhangazi Camiine rastlamanız mümkün. Bu kutsal yapıların büyük çoğunluğu 1854 Bursa depreminde hasar görmüş ve dönemin padişahı Abdülaziz tarafından onarılmıştır. Aradan geçen bunca zamana rağmen hala geçmişin izlerini bu mekanlarda görmek mümkündür.

Heykelden çok fazla uzaklaşmadan yol üzerinde farklı desenler karşılıyor beni.. Her adımda tarih her adımda zerafet.. Bu seyrine doyulmaz ziyafeti günümüzün en büyük sorunu olan trafik bölüyor.. Birbiri ardına gelen araç kümeleri ve hışımla basılan kornalar..

20141204_134404

Tophane‘nin o muhteşem surları hala ayakta… Üzerinden asırlar geçmiş olan savaşların; ya da bir milleti yansıtan son parçalar olan emektar surlar… Sanki hala Bursa’nın etrafını çevirmiş düşman saldırılarını, inatla savunuyor… Tarihe biraz ara vermek istiyorsanız; Bursa’nın Zafer Plazası‘nda soluklanabilirsiniz. Çünkü Tophane yolculuğu sizi bir hayli yoracaktır. Omuz omuza birkaç alışveriş merkezinin bulunduğu bu alanda kahvemizi yudumlayıp Tophaneye doğru hareket ediyoruz. Bir önceki gelişimde Tophane’ye çıkarken itiraf etmeliyim ki nefes nefese kalmıştım. Fakat şimdi görüyorum ki yol kenarlarına yürüyen merdivenler oturtulmuş, bu tam anlamıyla tarihi ayağınıza getiriyor.

Tophane’ye çıkarken değişik heyecanlar yaşamanız mümkün. Bursa’nın taze çehresini seyre dalabilirsiniz.( Taş yığınlarına gözlerinizi kapatabiliyorsanız)

Büyük bir çam ağacının arkasına saklanmış olan Saat Kulesi kısa bir süre sonra karşınıza çıkacaktır. Abdülaziz döneminden miras kalan bu yapı 33 metre yüksekliğinde olup 89 basamaktan oluşmakta; ancak o büyük deprem saat kulesinide yerle bir etmiş, bir süre sonra yeniden inşa edilmiştir. Saat kulesinin heybeti, gökkubbe ışıklarını kapattığında ortaya çıkıyor… Akşam saatlerinde bu güzergah önerilir…

HPIM4186

Fetih kapısının kökeni Bizans’a kadar dayanmaktaymış. Ayakta kalan tek kapı olan fetih kapısı su kapısı olarak da adlandırılmaktadır. 6 Nisan fetih şenlikleri burada yapılıyor. Saltanat kapısı günün büyük bir bölümünde fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri oluyor.  Arkadaşlardan rica ettim beni kırmadılar..
Tarihi havaya Mudanya da devam etmek istiyorsanız Mudanya Mütarekelerinin yapıldığı o ahşap konağa gitmeniz tavsiye edilir. İsmet Paşa’nın çalışma odası ve o büyük antlaşmanın havasını teneffüs edebilirsiniz..

Vee huzurlarınızda Kınalı Kar.. Şaka bir yana Cumalıkızık bu diziyle birlikte turistlerin uğrak alanı olmuş… Bizde küçük bir metro yolculuğu ve minübüs aktarmasıyla merkez yıldırım ilçesinde ki Cumalıkızık köyüne hareket ediyoruz.. Köyümüz son zamanlarda Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi Arap turistlerin akınına uğramış… Taş yollarda yürümek epeyce zor, topukluların yerini sevimli babetler almalı bayanlar…

Dostlar, Bursa’ya geldiğinizde en az iki günlük bir periyot çizin kendinize… Bir günde bitirmeye çalışmak belli bir saatten sonra size eziyet olabilir. Cumalıkızık’da neler bulabilirim diyorsanız, yöresel el sanatları, doğal besin kaynakları ve bolca oksijen derim… Ben henüz bu tada vakıf olamadım ama önerilen, Cumalıkızık da büyük bir köy kahvaltısı.. Aklınızda bulunsun derim…

IMG_243942279852803

Cumalıkızık’tan sonra adresimiz teleferik oluyor. Bursa’nın yeşil çehresinde 15-20 dakikalık bir yolculuktan sonra Uludağ’ın eteklerine ulaşıyorsunuz. Bu yolculuk oldukça ekonomik. Tavsiye ederken, bu yolculuk sonrasında olmazsa olmazı söylüyorum! Üzerinize kalın bir şeyler alın..

Uludağ’da uygun piknik alanları, kendin pişir kendin ye gibi alternatifler mevcut. Kış geldiğinde bu yeşilliklerin üzerini bembeyaz hayal etsenize, tatilcilerin gözde mekanının Uludağ olmasını anlamak çok da zor değil..

Bursa doğal güzellikleriyle birlikte büyük bir kentin gerekliliklerinden birisi olan yaşam alanlarıyla da meşhurdur. Botanik Park, Reşat Oyal Kültür Merkezi yani nam-ı değer Kültürpark, Merinos Kültür Merkezi gibi alanlar doğal tabiat alanlarının dışında kentin nüfus gücünün nefes alabileceği ortamlardır. Birbirinden güzel cafe restoranlar, hayvanat bahçesi,yüzme havuzları bu komplekslerin içerisindedir..

Kültürpark dan 20 dakikalık bir yolculuktan sonra Bursa’nın İstanbul ile en büyük bağlantısı olan Mudanya’ya ulaşıyorum… Güzel bir yorgunluk var bedenimde, ruhumda ise doygunluk… Uludağ eteklerinden Mudanya maviliğine atıyorum kendimi… Tatlı bir meltem var Mudanya’da gökkubbe yavaş yavaş kısıyor gözlerini…

Balıkçılar son ağlarını atmış dönüşü bekliyorlar… Deniz fenerleri parlıyor olabildiğince… Ve bize düşen söz şairin dediği gibi ARTIK DEMİR ALMAK GELMİŞSE BU LİMANDAN diye gidiyor…

Bursa’ya geldiğinizde iki günlük rota çizin dostlar… Doğu ve Batı… Aslında geçmişteki Doğu-Batı tezatlığını da fazlasıyla göreceksiniz Bursa’ya geldiğinizde… Ve unutmayın, bu anlattıklarım Bursa’nın bir damlası… Denizi bulmak her seyyahın kendi elinde…

Jolly Tur ile Bursa Turları için tıklayınız.

Ucundan tutmak istedim edebiyati.. Bir parçasi olmak kağidin, kalemin.. Eskisehirliyim, Bursa da ikamet ederim.. Lisede girdi zehir ruhuma, o gün bugün gördüklerimi kalemle resmederim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir