Bergama Gezi Rehberi

İsmini mitolojiye göre Neoptelomos ile Andromakhe‘nin oğlu Pergamos‘tan alan şehir İzmir‘in 100 km kuzeyinde Bakırçay Havzasında yer alan 2800 yıllık tarihi geçmişi olan Bergama Antik Kenti, uygarlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden birisiydi. Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır, olağanüstü güzel doğası ve şifalı doğal kaynaklarıyla Doğu’nun en batısında, Batı’nın da en doğusunda yer alan bir yerde kurulmuştur. Yaklaşık 275 m yükseklikte ovaya hakim bir tepe üzerinde adeta kartal yuvasını andırır bir görünüme sahiptir. Ayrıca helenistik şehirlerin en başında Bergama şehri gelir. Yukarı şehir anlamına gelen akropole ulaşım ise teleferikle sağlanmaktadır. Kestel Baraj Göleti ve Bergama manzarası eşliğinde keyifli kısa bir yolculuk yapılmaktadır.

Bergama

Yerli yabancı gelen herkesi eşsiz Yunan mimari tarzı ile yamaca yaslanarak inşa edilmiş tiyatrosu adeta büyülüyor. Kısa bir dipnot vermek gerekirse bu tarz tiyatrolarda görsellik ön planda olması sebebiyle dik bir şekilde inşa edilir. Bunun yanı sıra elbette harika manzara fotoğrafı içinde ideal bir antik kenttir. Birçok yapıyı bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan bir kaçına örnek olarak Trajen Tapınağı:

Trajen Tapınağı

Helenistik ve Roma etkisi görülen bu tapınak düz bir platform oluşturularak inşa edilmiştir. Alt tarafında kemerli bir geçiş yolu bulunmaktadır. Ayrıca Bergama, antik dönemde çok önemli bir misyonlara sahip bir şehirdi. Bunu sıralayacak olursak:

1.  İlk Tıp ve Eczacılık Simgesi Olan Yılan

Asklepion Antik Kenti‘nin giriş meydanına dikilen mermer sütun üzerinde bulunan yılan figürü günümüzde tıbbın simgesi olarak kabul ediliyor. Efsaneye göre, derdine deva aramak için Asklepion’a gelen bir hasta, girişte iki yılanın bir taş oyuğunun içinden süt içtiğini ve sütü zehirleri ile karıştırıp taşa geri boşalttığını tesadüfen görmüş.

Bergama

Hasta, iyileşmeyeceği düşüncesiyle Asklepion’a alınmayınca acı çekmeden ölmek umuduyla oyuktaki süt-zehir karışımını içer, ama ölmek yerine iyileşir.

Yılan zehrinin şifa verici yönü böylece ortaya çıkınca Eski Çağ’ın ünlü hekimi Bergamalı Galen, Asklepion’un sembolünün çifte yılan olmasına karar vermiş. Mermer sütun Bergama Müzesinde sergileniyor. Hygia‘da, Asklepion’un kızıdır ve hijyen kelimesi de buradan gelmektedir.

2. İlk Parşömen 

Yaygın bir antik söylenceye göre Mısır Kralı, Bergama Kütüphanesinin İskenderiye Kütüphanesini geçmemesi için Anadolu’ya papirüs ihracını yasaklamış. Bergama’nın Kralı II. Eumenes yeni bir kâğıt icat edecek olana büyük ödüller vaat etmiş. Dönemin Kütüphane Müdürü Krates oğlak derilerini işleyerek yazılabilecek hale getirmiş ve krala sunmuş. Parşömen MÖ II. yüzyıldan başlayarak Bergama’dan bütün dünyaya yayılmıştır.

Bergama

3. İlk Asya Kütüphanesi 

Bergama

Mısır İskenderiye Kütüphanesinden sonra, dünyada ikincisi olduğu söylenilen kütüphane aynı zamanda Anadolu’da ender görülen kütüphanelerden olma özelliği ile şehrin kültürel düzeyini bizlere yansıtmaktadır.

4. İlk Büyük Hastane

Bergama Hastane

Eczacılığın babası, Hekim Galenos’un da kenti olan Bergama’da dönemin en büyük sağlık yurdu Asklepion, MÖ 4. yüzyıl ile MS 5. yüzyıllar arasında dünyanın en büyük tedavi merkezlerinden biri olmuş. Sağlık tanrısı Asklepios’a adanan merkezde farklı tedavi yöntemleri kullanılmış.

5. İlk Telkinle Tedavi (Psikoterapi)

Bergama

Bergama’nın sağlık merkezi olan Asklepion, farklı tedavi yöntemlerinin kullanıldığı, dünyanın en tanınan hastaneleri arasında gösteriliyor. Su sesiyle tedavi, telkin yöntemiyle rüya analizi gibi çalışmaların gerçekleştirildiği Asklepion’da psikolojik sorunu olan hastalar tünellerde su sesiyle tedavi ediliyordu.

6. Zeus Sunağı Berlin’e Bergama’dan Götürüldü

Bergama

Pergamon Krallığını yöneten Attalos Hanedanı tarafından yaptırılan anıtsal, dinsel bir yapı olan Bergama Zeus Sunağı, üzerindeki mermer kaplama freskler, sanat tarihinin en önemli yapıtları arasında gösteriliyor. 1878’li yıllarda yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan eserlerin birçoğunda olduğu gibi Zeus sunağında günümüzde Berlin’de bulunan Pergamon Müzesi‘nde sergileniyor. Müzeyi her yıl milyonlarca insan ziyaret etmektedir.

Sizlerde Bergama’yı henüz görmediyseniz daha fazla ertelemeyin derim böylesine güzel bir şehri ziyaret etmekten mahrum kalmamalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir